Denizciler Arşivi (6)
Amasra'nın Deniz yaşamından Anılar ve Fotoğraflar DENİZCİLER ARŞİVİNDE.
Çekiciler Çarşısı; eskiden “sıra dükkanlar” adı verilen sokakta uzun bir geçmişi olan “çekicilik” el sanatının vücut bulduğu bir sokaktır. Çok uzun geçmişinden beri Amasra, etrafındaki ormanlarda şimşir, kestane ve ıhlamur gibi ağaçlarının bolluğu nedeniyle, ağaç işlemeye dayalı mesleklerin yatağı olmuştur. Şimşirden kaşık gibi ev aletleri, kestane gibi ağaçlardan gemi parçaları yapmak günümüzde de turizm ile birlikte ahşap hediyelik eşya yapımını ve satışını sürdürmek bu sokağın kimliği haline gelmiştir.
Yarın bir kıyamet kopabilir,
deniz dağlara çıkabilir, savurarak salaş iskeleyi ve sandalı.
Ama madem şimdi sütliman,
IRIP ÇEKMELİ O ZAMAN.
Bir balık üç kez atlıyor suda.
Çıt yok.
Şair Oktay RIFAT böyle söylüyor Basamak adlı şiirinde.
Yayına hazırlayan :
Salih POLATOĞLU - Hüseyin ÇOBAN
Bundan iki yıl önce, Amasra’da tayyare istasyonu kurulmuş deseniz bizde inanmazdık; “bu iki koylu 5 tepeli yarımadanın neresine hava alanı yapılabilir ki” derdik.
Uzun ve düz pistler aklımıza gelir, “dolambaçlı yollarla ulaşılabilen bu LİMAN KENTINDE futbol sahası bile yokken Tayyare istasyonu nasıl olsun ki” derdik.
İşte tam da bu noktada yanıldığımızı BIR KITAP OKUYUNCA anladık, Internet denizine dalıp Amasra’nın izlerini ararken ona rastladık.
Evet, Amasra’ya TAYYARE ISTASYONU kurulmuştu.
Ancak o ilk aklınıza geleceği gibi, beton zeminli bir havaalanı değil; uçsuz bucaksız pisti olan DENİZ Tayyere İstayonuydu.
Semavi EYİCE ‘den derleyen Hüseyin ÇOBAN
Fotoğraflar NECDET SAKAOĞLU arşivi
40 lı yıllarda Amasra mendireği şimdikinden daha kısa idi. Bu mendireğe paralel olarak batık duran ”ŞAHİN” vapuru vardı.
Kurtuluş savaşı günlerinde Anadolu’ya cephane getiren bu şilep Amasralı denizcilerin anlattıklarına göre Ruhi adındaki süvarisinin beceriksizliği yüzünden limanın içinde batmış ve burayı kullanılmaz bir hale getirecek şekilde yıllarca kalmıştır.
Ambarlarında hala patlayıcı maddeler olduğu söylendiğinden kimse bu batığa dalma cesareti gösteremezdi. Fakat Amasra gençlerinin en büyük deniz eğlencesinin merkezi ikinci bir kazazede gemi oldu.
1972 yılında Talip Reis balıkçı teknesinde Amasra'lı balıkçılar hamsi avındadırlar. Bu fotoğraf Zonguldak Limanında Damping Manav tarafından çekilmiştir.
Hamsicilik zor işti. Günlerce Amasra'dan uzakta, hamsi sürülerinin peşinde koşturuyorlardı. Soğuk kış günlerinde memleketleri gözlerinde tütüyordu ve Amasra'ya dönebilmek için yapmayacakları iş yoktu. Bu fotoğrafın araştırmasını yaparken içlerinden biri bize şu hikayeyi anlattı.
"1972'nin o kışı yılbaşını Amasra'da geçirmek istiyoduk. Tekneden ayrılmak nere. İş çok, kaptan canımıza okurdu. Bizde bir yolunu bulduk. Takımın gençleri kaptana gidip para istedik. Amasra'ya gideceğimizi söyleyemeyiz. Bizde dedikki KAPTAN, BİZE PARA LAZIM. BİZ GENELEVE GİDECEZ. Kaptandan parayı alınca ver elini Amasra."



