Tarihi Makaleler (23)
Amasra Tahihine Yolculuk bu sayfalarda.
Plinius Minor (Genç Plinius) diye tanınan, Gaius Plinius Caecilius Secundus, İ.S. y. 61.-113 yılları arasında yaşamıştır. Roma Senatosu kararı ile M.S. 111-113 yıllarında Bithynia-Pontus prokonsülü olarak görev yapmıştır. Genç Plinius diye tanınan bu aydın ve soylu Romalı, İmparator Traianus'un hayranlarındandı. Aynı zamanda usta bir ozan ve hatip olup daha çok mektuplarıyla tanınmıştır. 97-100 yılları arasında yayımladığı üslup incelikleriyle kaleme alınmış 247 adet mektubu kapsamlı bir külliyat oluşturur. Bunlarda Roma yaşayışı ile ilgili hemen her konu yer almaktadır. İmparator Traianus'a gönderdikleri ile aldığı cevapları kapsayan ünlü eseri, Latin edebiyatının şaheserlerindendir. Yöneticiliğinde ise, küçük işlere takılıp kalan, doğrudan çözüm bulamayan, yumuşak huylu, çabuk heyecanlanan kişiliği nedeniyle eleştirilmiştir. Gece gündüz düşünüyorum: "Nasıl topraktan yükselebilirim?" ve "Beni hiçbir şey, sonsuzluk sevgisi ve isteği kadar heyecanlandırmıyor!" sözleri ünlüdür.
Amasra hatırası bir şeyler almak istiyorsanız Çekiciler Çarşısına mutlaka uğramalısınız. Yıllardır yöreye özgü el sanatlarının yapılıp satıldığı dükkanlarda siz de kendinize uygun bir şeyler satın alabilirsiniz. Antika işlemeleri, tel kırma çeşitleri, kanaviçe örtüler, el oyması ağaç işleri, ahşap süs eşyaları, gemi maketleri gibi çeşitli ağaç işlemelerinden ve el dokuma kumaşlarından yapılmış süs ve ev eşyalarına kadar birçok ihtiyacınıza cevap verebilecek ürünler bulmanız mümkündür.

Bizans döneminde yapıldığı varsayılan tapınak Osmanlılar zamanında bakımsızlıktan yıkılmış, kalan döşeme mozaikleri ve temelleri ise defineciler tarafından sökülmüştür. Yapılan incelemeler sonucunda kilisenin orta bölümünün hac şeklinde planlanmış olduğu tahmin edilmektedir. Büyükada'nın Amasra'ya 150200 metre kadar açıkta olması ve kötü hava koşullarının gidiş ve dönüşü zorlaştırması göz önünde bulundurulduğunda kilisenin yanındaki binaların külliye ve manastır olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Adanın güney batı eteğinden başlayıp tepeye doğru devam eden kaya basamakları sayesinde buraya çıkıldığı belirlenmiştir.
Zindan Mahallesinde Kaleiçi'nden başlamakta ve liman yönünde yerleşim yerlerinin altında devam etmektedir. En önemli bölümü Tomaşkuyusu mevkisinde görülen galerinin Roma dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kale içindeki ana girişten itibaren yaklaşık 80m. Uzunluğundaki bölümüne girilebilmektedir. Bazı tarih bilimciler tarafından Roma Dönemine ait bu galerilerin Kapadokya'daki sığınaklardan esinlenerek yapıldığı söylenmektedir.
Küçük Limanın doğusunda bulunan Direkli Kaya, koyun içindeki kaya üzerine örme sütunlarla yapılmış 7 m yüksekliğindeki yapıdır. Direkli Kaya'da denizle bağlantılı kare biçiminde bir havuz, kayaya oyulmuş basamaklar ve mermerden bir iskele görülür. Bu sütun denizi aydınlatmak ve gözetlemek için yapılmış bir kulenin kalıntısıdır. Halk arasında buradaki havuz için Amastris'in hamamı olarak bilinmektedir.
Büyük tepe'nin doğuya ve batıya bakan yamaçlarında, oval, birer ağızdan girilen kare planlı iki oyma mağara vardır. Bunlardan dökük mevkiinde kalan ( batıda) kısım, 8.yy sonlarında Georgios'un inzivaya çekildiği yer olarak bilinir. İçeriye girilince kayaya oyulmuş yüksekçe bir sedir görülmektedir. Doğu eğimlerindeki oyma mağara daha geniş ve çift sedirlidir. Burası önceleri mezar olarak kullanılırken daha sonraları inziva mağarası olarak kullanılmıştır. Benzeri mağaralar Tarlaağzı arasında Kadırga Burnunda, Bostanlar Köyü yakınında da vardır.
Kuşkayası Yol Anıtının önünden geçen Amasra'ya 3 km. uzaklıktaki Cevizlik vadisindedir. Roma İmparatoru Claudius döneminde Roma yol ağının bir parçası olarak yapılmıştır. Köprünün ayağında Roma-Pontus savaşlarında yedi askerin mızrak savaşı yaptıklarını anlatan silik bir kabartma vardır. Köprünün halk arasındaki adı “Roma Köprüsüdür”. Amasra'da sadece Kemerdere Köprüsü yakınlarında bulunan kırmızı meyveli bitkiyi de görebilirsiniz. (Yemeyi denemeyin :)
Boztepe'deki Sormagir Kalesini Amasra'daki Zindan Kalesine bağlayan tek gözlü bir köprüdür. Roma dönemine aittir.
17. yy'da yapılmıştır. Hamamın soğukluk bölümü yıkılmıştır. Ilıklığı, üç kurnalı yıkanma odası, giriş halveti, dinlenme makatı ve holü, sıcak ve soğuk su hazne bölümleri sağlamdır. Ilıklık bir orta kubbe ve iki yarım kubbe ile örtülüdür. Dört köşede görülen biyeler Anadolu Beylikleri Dönemi mimarisini hatırlatmaktadır. Evliya Çelebi hamamdan “ Bir Hamam-ı Dilküşa” ( gönül açıcı, ferah hamam ) diye söz etmiştir. Bugün bir çay bahçesinin içinde muhafaza edilmektedir.
Amasra Kalesi içinde 9.yy.da yapılmış bir Bizans Kilisesidir. 1460 yılında Amasra'nın fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. Dönemin tüm yapı özelliklerini taşımaktadır. Narthex (ilk cemaat) bölümü ve Ambon (Lapsis) çıkıntısı sonradan yapılmıştır. 19x11 m boyutlarındaki cami, 1887 yılında dört duvarı dışında mekanı örten ve yer yer yıkılma tehlikesi gösteren beşik tonoz örtüsü kaldırılmış, ahşap tavan ve çatı yapılarak büyük bir onarımdan geçirilmiştir.


